HOŞ GELDİNİZ
Anasayfa
Dr. Ender VARDAR Hakkında
Hipnoz ve Hipnoterapi Nedir?
Çocuklar İçin Hipnoterapi
Hipnoz & Sağlık CD'si
TEDAVİLER
CİNSEL PROBLEMLER
    Vajinusmus
    Erken Boşalma
    Orgazm Olamama
    Cinsel İstek Azlığı
SİGARAYI BIRAKMA
FOBİLER
ÖFKE KONTROLÜ
KADIN HASTALIKLARI VE HİPNOZ
PANİK ATAK
KİLO VERME
AĞRI TEDAVİSİ
MİGREN
STRES GİDERME
EĞİTİM VE ÖĞRENMEDE HİPNOZ
SINAVLARA HAZIRLIK
UYKU BOZUKLUĞU
TIRNAK YEME
TRAVMA SONRASI HİPNOZ
TÜP BEBEK TEDAVİSİ VE HİPNOZ
KEKEMELİK
ALT ISLATMA
HIZLI ÖĞRENME
DİĞER
Mesajlar
Sıkça Sorulan Sorular
İletişim
Travma Sonrası Stres Bozuklukları ve Hipnoterapi...

      Travma, canlı üzerinde bedensel  ve ruhsal açıdan önemli etkiler bırakan yaşantı olarak tanımlanmaktadır. Deprem ve sel gibi doğal afetler, trafik kazaları, ölümler, yangınlar, saldırılar, işkence, tecavüz gibi travmalar herkes için yaşamın acı yönleridir. Çoğumuz bu tür bir olayla karşılaştığımızda korku ve çaresizlik yaşarız.Travmalar, ruh sağlığımızı olumsuz etkileyebilir ve etkisi yıllarca sürebilecek izler bırakabilir. Travma oluşumundan sonraki ilk 1 ayda gözlenen duruma Akut Stres Bozukluğu denmektedir. Bazı kişilerde ise bunun sonrasında Travma sonrası stres bozukluğu ya da diğer adı ile posttravmatik stres bozuklugu dediğimiz bir durum gelişebilmektedir. Her üç kişiden biri hayatlarının bir evresinde ağır travma yaşamaktadırlar. Bunların % 10-20 ‘si Travma sonrası stres bozukluğu yaşamaktadır. Hayat boyu TSSB rastlanma oranı % 8 bulunmuştur. Kadınlarda tecavüzler ve fiziksel taciz daha yüksekken, erkeklerde silahlı saldırı daha önde gelmektedir. Kadınlarda belirtiler daha şiddetlidir ve daha uzun sürmektedir. Kadınlarda travmatik olayın 15 yaş öncesinde başlama riski fazladır(özellikle cinsel taciz ve tecavüzler).

    Travmalardan etkilenen insanlar, yaşadıkları olayları istemedikleri halde ve nedensiz yere sık sık hatırlayabilirler. Bu tür anılar, düşünceler, hayaller, kişiye ciddi bir sıkıntı verebilir. Yaşadığı olay kişinin rüyalarına girer, gördüğü kabuslar uyku düzenini bozar. Travmayı hatırlatan herhangi bir durum, yer, nesne, görüntü veya ses gibi uyaranlar, kişide ciddi bir sıkıntı yaratır ve çoğunlukla bu sıkıntıya eşlik eden çarpıntı, titreme, terleme, nefes darlığı gibi fiziksel belirtilere yol açabilir. Örneğin bir trafik kazasından sonra arabaları görmek ya da depremden sonra enkaz görüntüleriyle karşılaşmak, kişileri zorlayabilir. Bazı durumlarda ise, yaşanılan olay kişinin gözlerinin önünden bir film şeridi gibi geçer ya da kişi o olayı tekrar yaşıyormuş gibi hisseder.Travmayla ilgili anılar, kişiyi bunalttığı için, kişi olayla ilgili konuşmaktan, olayı hatırlatan uyaranlardan, hatta olayı bile düşünmekten kaçınmaya çalışır. Bu kişiler, örneğin etkilendikleri olaylar sonucu, araba kullanmak istemezler, karanlıkta kalamazlar, uyuyamazlar, yalnız kalamazlar, sağlam olduğunu bildikleri binalara bile giremezler. Bazen yaşadıkları olayın belli bir bölümünü dahi hatırlayamazlar. 0 anlar hafızalarında yoktur, yaşanmamış gibidir.

Travma sonrası stres belirtileri olan kişiler, kendilerini amaçsız ve plansız hissedebilir. Artık eski eğlenceleri, hobileri kendilerine yeterince zevk vermemeye başlar. Sevinç, mutluluk gibi duyguları yaşamakta güçlük çekerler. Sevinilecek bir durumda bu duyguyu yeterince yaşayamazlar.

Uykuları bozulabilir; uykuya, dalmak, uykuyu sürdürmek ciddi bir sorun haline gelir. Kişi daha tahammülsüz olabilir. Artık kolay öfkelenen, kırıcı olabilen bir insan olmuştur. Dikkatini toplamakta güçlük çeker. Yaptığı işe kendini veremez. Daha unutkan olmuştur. Her an kötü bir şey olacakmış gibi kendisini tetikte hisseder. Ani gürültü veya seslerde çabuk irkilir. Kalbi çarpmaya başlar, sık soluk alıp verir, terler, huzursuzdur. Telefon sesleri, kapı çarpması, kamyon gürültüsü gibi sesler aniden irkilmelerine neden olup oldukça sıkıntı verebilir.

Travmalardan sonra yaşanan stres sorunları yıllarca sürüp kalıcı bir hale gelebilir. Sorunlar kişilerin iş, aile ve toplumsal yaşamlarını olumsuz yönde etkileyebilir. Erken tedavi, sorunun sürüp gitmesini engelleyen en önemli etkendir. Bu nedenle, öncelikle sorunları hiç çekinmeden, zayıflık, eksiklik olduğunu düşünmeden paylaşmak önemlidir. Bu tür olaylara karşı birçok insanın benzer stres tepkileri verdiği unutulmamalıdır. Tedavi, ilaç tedavisi ve hipnoz destekli bilişsel psikoterapidir. Bilişsel tedavide kişinin kendine ve çevresine yönelik aşırı güvensiz, yetersizlik, yalnızlık ,çaresizlik, suçluluk düşünceleri travma öncesindeki duruma çevrilmeye çalışılır. Kendine yetebilen,değer veren, olaylarla başedebilen bir kişi haline gelmesine çalışılır.

Vietnam gazileri arasında bu bozukluğun kurbanlarının olmayanlara göre hipnotik telkine açıklık ve imgelerin canlılığı açısından daha önde olduğunu belirtmiştir. Kingsbury (1988) travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde hipnoz uygulamasını ayrıntılarıyla anlatır: Olayların bilişsel yeniden çerçevelenmesi, acı çeken kişinin olaydan uzaklaşması için kopmanın kullanımı, olay anılarının değiştirilmesi. Bilişsel yeniden çerçevelemenin yapılabilmesi için hipnozun kullanımı sıklıkla tercih edilen tedavi yöntemlerindendir (MacHovec, 1985).
Travma sonrası stres bozukluğunda hipnozun psikanalitik yönelimli kullanımından da bahsedilir (Peebles, 1989).



 


www.hipnozlasaglik.com
©2008 Tüm hakları saklıdır.