Çocuklar için Hipnoterapi...
Hipnoz ile çocukların yaşadığı bazı
psikolojik sorunları tedavi etmek mümkündür.
Çocuklarda özellikle aşağıda sıralanan
durumlarda başarılı sonuçlar alınmaktadır.
1- Alt ıslatma(enürezis nokturna),
2- Fobiler,korkular ( karanlık korkusu, köpek
korkusu, yükseklik korkusu, okul korkusu )
3- Dikkat eksikliği
4- Konuşma bozukluğu ( kekemelik )
5- Davranış bozuklukları(saldırganlık,hiperaktivite
vs..)
6- Eğitim ve öğrenme sorunları
7- Uyum sorunları ( arkadaşlarına, okul ve
sınıfına vs..)
8- Parmak emme, tırnak yeme,tik gibi davranış
sorunları
9- Çocuk alerjileri(astım vs..) hipnoterapi ile
tedavi edilebilir.
Çocuklarda hipnoz kolaydır çünkü hayal
güçleri çok iyidir,
hikayelerden çok hoşlanırlar ve yetişkinlere
göre daha çabuk tepki verirler.Belli
bir sınır olmamakla birlikte 5 yaşından
küçüklerde hipnoz uygulamak zordur. Hipnoz
olması için çocuğun söyleneni anlaması ve biraz
konsantre olabilmesi gerekir. Hipnoz çocuk için
bir oyun gibidir. Çocukların hipnozla ilgili
korkuları yoktur. Çocuklar otorite figürünü
severler. Çocuklar emir almaktan,
yönlendirilmekten hoşlanırlar. Bu nedenle
çocukta hipnoz büyük hipnozuna göre daha kolay
gerçekleşir. Ancak hipnoz yapacak kişiye
güvenmesi gerekir. Hipnozun çocukta usta ellerde
uygulandıktan sonra bir tehlikesi yoktur. Çocuk
sorunlarını, hipnoz uygulayacak kişiye anne baba
olmadan aktarır. Anne baba çocukla beraber
hipnoz yapacak kişinin bir zararı olmadığı
inancını yerleştirene kadar içerde kalabilir.
Hipnoz öncesi anne baba çocukla konuşmalı ama
asla hipnoz kelimesini kullanmamalıdır. "Seninle
konuşacak, sorunlarını tartışacaksınız vs." gibi
şeyler konuşması yeterlidir.
Hipnoza başlamadan önce çocukla bir akranı gibi
konuşuruz. Asla eleştirmeden. Anne baba gibi
değil. Arkadaş gibi. Onlar küçüktür ama çok
zekidir. Neden buraya geldiğini biliyorsun değil
mi?.. diğer çocuklarla geçinemiyorsun.. okuldan
sıkılıyorsun..vs..Çocuklarla onların dilinden
konuşuruz.
Hipnoz seansından sonra anne baba bilgi almak
için çocuğu zorlamamalı hatta bir takım
bilgileri öğrendiği imasında bile
bulunmamalıdır. Bu zorlama bir dahaki hipnoz
seanslarındaki çocuk ve uygulayıcı arasındaki
güveni zedeler. Güvenini sağlamak için bu çok
önemli. Çocuk hipnoz seansı boyunca ne olacaksa
iki kişi arasında bir sır olarak kalacağını
bilmeli. Çocuklar sır kelimesini severler.
Çocuktaki sorunların kaynağı genellikle orku ,
öfke, suçluluk duygularıdır. Hipnoz ortamında
verilecek telkinler sorun ne olursa olsun
öncelikle bu olumsuz duyguları yok edici
yöndedir. Çocuk kendine güven
kazanır,isteklerini ifade etmede
cesaretlendirilir. Kendini sevmesinin gayet
doğal olduğunu belirten telkinler, her çocuğa
hipnoz olduktan sonra tekrar tekrar verilir.
Bunlar hem dolaylı hem de doğrudan hipnoz
telkinleridir. "Sen iyi bir çocuksun." "Sen
akıllısın. Zekisin. Herkes seni seviyor. Annen
seni seviyor,baban seni seviyor,sen ne yaparsan
yap onlar seni sever ve bırakmaz. Sevmeye devam
ederler" gibi. Çocuk zihninde yerleşmiş tüm
negatif düşünceler ortadan kaldırılmalıdır.
Sorunu olan çocukların yüzde doksanında
suçluluk duygusu yerleşmiştir. Hiç bir şey
olmasa böyle bir sorunu olduğu için suçlu
hisseder. Hipnoz suçluluğu ortadan kaldırır.
" Bu senin suçun değil. Anne babanın ayrılması
senin suçun değil. Sen iyisin,babanın ayrılması
senin suçun değil. Annenin sana bağırması senin
suçun değil. Sen de kardeşin kadar akıllısın.
Sen de herkes kadar akıllısın."
Davranış sorunları ise genellkile ilgi çekmek ya
da kardeşi ile mukayeseden ortaya çıkar. Hipnoz
halinde verilen telkinlerle çocuk çok kolay
değişir.
Hipnoz ile yapılan çözümlemeler göstermiştir ki,
çocukların hayatı öğrenmelerinde, ilk yaşlarda
anne ve babanın gücü inanılamaz derecede
önemlidir. Ebeveyn etkisi, on yıllarca süren bir
güce sahiptir. Bu etki ebeveyn eğitiminin,
bakımının önemini gözler önüne sermektedir.
Hipnoz çalışmalarının öğrettiği bir şey daha
var. İyi anne baba olmak istiyorsanız daha çocuk
doğmadan, hatta gebe kalmadan önce eğer içinizde
size rahatsızlık veren, olumsuz işlediğini
düşündüğünüz programlar var ise, öncelikle
onları yok edecek çareler aramalısınız. “Ne
gerek var?” diyebilirsiniz. “Benim yaratılışım
bu” diyebilirsiniz. “Ben çevremle barışığım”
diyebilirsiniz. Ama bilin ki tüm çevreniz kendi
içindeki sorunları, çocukları üzerinde şiddet
uygulayarak çözmeye çalışan anne ve babalarla
dolu.
Ne yazık ki, çocukların çok azı, karşılıksız
sevgi veren ailelere sahip olma şansına sahip.
İşte bu çocuklar, büyük olasılıkla, ileride
kendileri de çok iyi anne ya da baba olacaklar.
Anne-baba adayları böyle uygun bir çevrede
büyümemiş olsa da, yapılacak şeyler var.
Çocuk eğitimi anne karnından başlar. Yıllarca
iyileşmeden sürmüş olan kronik hastalıkların
hipnoz analizlerinin ortaya çıkardığı değişmez
bir gerçek var. Bir canlı ana rahmine düştüğü
andan 12 yaşına kadar geçen sürede en önemli
olan şey nedir diye sorarsanız yanıt şu.
Çocuk sizin tarafınızdan istendiğini düşünüyor
mu? Ya da çocuk, o olmasaydı, sizin daha
mutlu olacağınızı hissediyor mu? Tüm sorun
burada yatıyor. Bilirsiniz, çocuklarına her
türlü olanağı sağlayan aileler vardır.
Oyuncaklar, para, özel oda, bakıcılar v.s. Ama
bunları sağlayan anne babalar öte yandan çocuk
ile aralarına bir mesafe koymuştur. Odasına
kapatır, konuşmaz, görüşmezler çocuk ile. Hipnoz
analizleri böyle anne babasından uzak mesafede
yetişen çocukların, büyüdükten sonra bile
bilinçaltlarında anne babasını memnun etmeye
çalışan bir taraf olduğunu gösteriyor.
Bu tip ailelerin aksine bağıran, çağıran, vuran
ama yine de bütün bu hengâme arasında her
nasılsa çocuklarına tam anlamıyla sahip çıkmış
aileler vardır. Bu ailelerin çocuklarına
verebildikleri tek mesaj, onların bir aile
olduğu ve hangi tehdit altında olurlarsa
olsunlar bu bütünlüğün bozulmayacağı olmuştur.
Bu bozuk görünen dinamik içinde birçok sağlıklı
insanın büyüdüğü gözlemlenmiştir. Böyle bir
eğitim mi öneriyoruz? Tabii ki hayır. Bu
karşılaştırma bize çocuk büyütülürken neyin daha
önemli olduğunu gösteriyor.
O
halde, çocuk isteyen anne babalar! Öncelikle
çocuğunuzu planlayın. Ve bebeğiniz anne rahmine
düştüğü andan itibaren onun istenen bir varlık
olduğunu hissettirin. Çocuk zihninde onun
değerli bir varlık olduğunu belirleyen, ona
karşı olan davranışlarınız olacaktır,
söylemleriniz değil. Çocuğunuza gözlerinizi
çevirdiğiniz zaman, onun bu dünyadaki varlığıyla
takdir edildiğini, beğenildiğini hissetmesini
sağlayın. “ SEN BİZİM İÇİN ÖNEMLİSİN VE
DEĞERLİSİN”. Bir anne-babanın çocuğuna
verebileceği en değerli hediye budur.
|