Şişmanlıktan sigaraya, vajinismustan
erken boşalmaya,alkol bağımlılığından, kekemeliğe, sınav korkusundan, panik atağa,
migrenden, ağrısız doğuma
kadar birçok sorununuzu,
Hipnoterapi ile çözebilirsiniz.
ARTIK YANLIZ DEĞİLSİNİZ...
Hipnoz
ve Hipnoterapi
Hipnoz ,kişinin, o andaki gerçeğin farkında
olmasına rağmen,ondan ayrı bir durumda olduğu hissine sahip
olduğu,uyku ile uyanıklık arasındaki farklı bir psişik
durumdur.Kişinin dikkati genellikle içe dönüktür ve dardır.Bu
durumda telkin alma yeteneği artmaktadır.
Hipnoz sırasında
birey kontrollü bir şekilde dış dünyadan uzaklaşır ve kendisine
verilen telkinler eleştirilmeden, analiz edilmeden merkezi sinir
sistemine ulaşır.
Hipnoz bir tekniktir,araçtır. Hipnoterapi ise hipnoz altında yapılan
terapidir.Gerçek tedavi hipnozu kullanarak yapılan hipnoterapidir.
Hipnozu uygulayan kişi(hipnoterapist) bu tekniği kullanma yetkisine
ve becerisine sahip bir kişidir. Kişi kendi isteğiyle belirlediği
amaca ulaşmak için hipnoterapiste güven duyarak fayda görür.
Zihin ,aldığı bilgileri hem bilinçli hem de bilinçdışı olarak
işlemektedir.Bilinçdışımız,beynimizin farkında olmadığımız
yanıdır.Bütün istemsiz beden fonksiyonlarını kontrol etmenin
yanında,tüm deneyimlerimizi,hatıralarımızı depolar,bağışıklık
sistemimizi,hormonal sistemimiz kontrol eder. Bilinçdışımız aynı
zamanda sezgilerimiz,tutumlarımız,kendimiz hakkındaki düşüncelerimiz
ve alışkanlıklarımızdan da sorumludur.
Bilinçli zihin daha eleştireldir,problem çözerken
daha çok analiz yapmaya meyillidir.Bu da bazen karasızlığa ve
harekete geçmekte zorluklara neden olabilir.Hipnoz altındayken ise,
bilincin bu analiz yeteneğinden kurtulan bilinçdışı zihin, telkin
almaya daha hazır hale gelir ve terapi gerçekleşir.
Hipnoz haligarip veya esrarengiz bir olay
değildir.Gündüzleri hayal kurmaya veya uykuya dalmadan önceki
hallere benzeyen tamamen normal bir durumdur.Aslında hipnoz
hallerini gün içinde bazen yaşarız da hipnoz olduğunu
bilmeyiz.Örneğin,arabayla giderken daldığınız ve eve vardığınızda
hangi yollardan geçtiğinizi hatırlamadığınız anlar oldu mu?Yine
fanatiği olduğunuz takımın maçını izlerken veya çok hoşunuza giden
bir filmi izlerken yanınızdakilerin size seslendiğini duymadığınız
anlar oldu mu?Önemli bir işiniz için yatmadan önce sabahın 5'de
kalkmanız gerektiğini düşünüp ,tam o saatte kendiliğinden
uyandığınız oldu mu? Veya banyoya giderken bacağımızda bir morluk
görüp,bacağımı acaba nereye çarptım,aslında acı da duymadım
dediğiniz oldu mu? Bunların hepsi hipnoz durumlarıdır.Çocuklar da
hipnoz olur.Oyuncaklarıyla oynamaya dalmış bir çocuk seslendiğinizde
sizi duymuyorsa hipnozdadır.Ancak hipnoz ile hipnoterapi farklı
şeylerdir. Hipnoterapi,hipnoz yoluyla yapılan tedavidir,gerçek
iyileşmeye giden yoldur.Hipnozu bir şırınga veya enjektöre
benzetirsek,hipnoterapi enjektördeki ilaçtır.Gerçek tedaviyi yapan
ilaçtır,enjektör değil.Ama enjektör de,ilacın etki edeceği yerlere
ulaşmasını sağlayan bir araçtır.
İngiliz Tıp Birliği 1953 yılında,Amerikan Tıp Birliği 1958
yılında hipnoterapiyi bir psikoterapi yöntemi olarak kabul
etmişlerdir.